Kahve Çekirdeği Yağı Çatlak ve Selülitleri Nasıl İyileştiriyor!

Yaz aylarının yaklaşması ile birlikte, en sık görülen vücut deformasyonlardan olan selülitler ve çatlaklar da sorun olmaya başlar. Kahve Çekirdeği Yağı selülit ve çatlak tedavisinde ne kadar etkili?

 

Çatlaklar Nasıl Oluşur?

Vücut çatlaklarını tıpkı birer yara izi gibi değerlendirmek mümkündür, cilt aşırı bir basınçla karşılaştığında yıpranır. Dolayısıyla cildin yapısı bozulur ve çatlaklar ortaya çıkar.

Kahve çekirdeği yağı çatlak oluşumlarını engeller ve oluşan çatlakların tedavisinde kullanılır. Ortalama 6-8 seans kullanıldığında başarılı sonuçlar alınacaktır

Önceleri pembe renkli olan bu çatlaklar zamanla beyaza yakın bir renk alır. Ciltteki bu noktalar bronzlaşmaz ve gözden kaybolmaz. Cilt çatlaklarının neden oluştuğu tam olarak bilinmemekle birlikte, hızlı kilo artışı ya da hızlı büyümeye bağlı olarak derinin ani gerilmesi, bazı hormonal değişiklikler ve genetik yapı en büyük sebepler olarak gösterilebilir. Bu faktörlerin etkisi ile derinin dermis adı verilen tabakasında bulunan kollajen ve elastin lifler değişime uğrayarak yapısal olarak bozulur ve cilt çatlakları oluşur.

 

Selülitler Nasıl Oluşur?

Selülit, tıpta “hydro-lipo-dystrophia” adı verilen bir hastalıktır.

kahve çekirdeği yağı ile selülit tedavisinde çok önemli ölçüde başarı sağlanmaktadır

 

Hydro; su, lipo; yağ, distropi; doku bozulması anlamına gelir. Deri altı yağ dokularımızda, yağ tabakalarını dikine kesen ve deriye uzanan bağ dokusu lifleri vardır. Bu liflerin arasında ve çevresinde yağ dokusu bulunmaktadır. Yağ tabakasının ve yağ hücrelerinin çapı ve yüksekliği ile bu liflerin uzunluğu aynı olduğu sürece herhangi bir sorun oluşmazken; çeşitli nedenlerle bu liflerin kısalması yada kalınlaşması selülit oluşumuna neden olur.

 

Kahve Çekirdeği Yağı Selülit ve Çatlakların İyileşmesinde Etkisi Nedir?

Bu liflerdeki değişimler ise, hormonal sebeplere, genetik faktörlere, dolaşım bozukluklarına, dengesiz beslenmeye, psikolojik etkilere, sürekli oturarak çalışmaya ve hareket azlığına bağlı olarak gelişebilir. Kadınların yapısı erkeklerden farklı olduğu için yağ hücrelerinin oluşturduğu yağ kitlelerinin arasındaki bölümler, kadınlarda deriye dikey vaziyette, erkeklerde ise 45 derece açı yaparak yerleşir. İşte bu ilk yerleşme sırasında yağ, yağ hücresinde toplanarak 60 katı kadar büyüyebilir; fakat deri buna uyumlu genişlemez ve aşağıya doğru iner. Bu arada yağ dokuları deriyi yukarıya doğru iterken o aradaki bölmelerin aşağıya doğru deriyi çekmesiyle portakal kabuğu dediğimiz görüntü oluşur.

Bu sorunların çözümüne eğilirken, doğadan yararlanmak da yüz güldürücü sonuçlara ulaşmamıza yardım eder. Örneğin kahve çekirdeği yağı, içeriğinde serbest radikal temizleyici ve profilaktik tedavi edici özellikler barındırmaktadır.  

 

Brezilyalı kadınlar tarafından yıllarca cildi arındırmak ve selülitleri azaltmak amaçlı kullanılmıştır.

 

Kahve çekirdeği yağı, insan cildi ile aynı PH seviyesine sahiptir, ayrıca nemlendirici özelliği vardır, bu yönleri ile de cildin herhangi bir alanında akneye eğilimli kişiler de rahatça kullanabilir.

İçeriğinde %40 Palmik asit, %38 Linoleik asit, güçlü kafein ve  klorojenik asit yağların parçalanmasına ciddi anlamda yardımcı olur. Steroller ve E vitamini ise kolajen ve elastin üretimini önemli ölçede yükselterek, çatlakların tamir olmasına yardımcı olur. Brezilyalı bilim insanlarının yaptıkları testlerde, kahve çekirdeği yağının cilt sıkılığı için ihtiyaç duyulan elastin üretimini 1,5 kat artırdığını kanıtlamıştır.

kahve çekirdeği yağı ile sivilce, leke ve güneş ışınlarının yarattığı lekelerden de kurtulabilirsiniz

Kahve çekirdeği yağına destek olarak, badem yağı, jojoba ve zeytinyağı da kullanılabilir. Badem yağı, Badem yağı A, B ve E vitaminleri bakımından zengindir ki bu vitaminler cilde çok faydalıdır. Aslında pek çok cilt bakım ürününün içeriğinde bu vitaminlerden çokça vardır. Badem yağı, derinin nemini muhafaza etmesini sağlar ve derinin üzerindeki gözenekleri kapamadan hızlı bir şekilde emilir. Deri rengini geliştirir ve cildin parlaklığını korumasını sağlar, etkili derinden bir nemlendirme sağlar, tahriş olmuş ciltlere iyi gelir ve derideki inflamasyonu yatıştırır.

 

Jojoba yağı, vücudun ürettiği yağın içeriği ile büyük oranda benzerlik gösterdiği için, cildin en iyi dostlarından biridir. Hassas ciltler başta olmak üzere tüm cilt tipleri için tercih edilebilir.  Bol miktarda mineral ve protein içeren Jojoba yağı kolajen üretiminde başrol oynar.

Zeytinyağı ise, hepimizin bildiği gibi doğanın bize sunduğu en değerli armağanlardandır. İçerdiği güçlü antioksidanlar (E, C vitaminleri, polifenoller) kadar, skualen adı verilen çok güçlü bir anti tümör madde de bağışıklık sistemini destekler.

Sonuç olarak, doğal yağlar tüm cilt sağlığımız için doğru kullanıldığında gözle görülür faydalar sağlarlar.

 

Dr. Erçin Özüntürk
Deri Hastalıkları Uzmanı

 

Bu Yazı Faydalı Oldu mu?
0.0
User Rating (2 votes)
5

One Comment

  1. […] videolarda da önerdiğim gibi, 6 haftalık bir süre sonrasında, Çatlakların, Selülitlerin, Cilt lekelerinin ve Kırışıklıkların azaldığını ve cildinizin pürüzsüz bir dokuya kavuştuğunu gözlemleyebilirsiniz. Bodyever […]

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *